TCMB resmi rezerv varlıkları haftalık bazda düşüş kaydetti
Investing.com – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haftalık “Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi Gelişmeleri” raporunun 31 Ekim 2024 tarihli verilerini yayımladı. Verilere göre, resmi rezerv varlıkları bir önceki haftaya kıyasla %1 oranında gerileyerek 183,6 milyar ABD doları seviyesinde kaydedildi.
Söz konusu dönemde hem döviz varlıkları hem de altın rezervleri azalırken, toplam uluslararası rezervlerde düşüş dikkati çekti. Rapora göre döviz varlıkları %0,6 oranında gerileyerek 72,7 milyar dolara indi. Altın cinsinden rezerv varlıkları ise %1,4 düşüşle 103,2 milyar dolara geriledi.
SDR ve IMF pozisyonlarında hafif gerileme
Öte yandan, Uluslararası Para Fonu (IMF) rezerv pozisyonu ile Özel Çekme Hakları (SDR) toplamı da düşüş gösterdi. İlgili kalemlerdeki azalış %0,1 olarak hesaplandı ve toplam değer 7,7 milyar ABD doları olarak duyuruldu.
Genel olarak değerlendirildiğinde, resmi rezervleri oluşturan tüm alt başlıklarda hafif düşüşler yaşandığı raporda belirtildi. Bu durum, toplam rezerv tutarındaki gerilemenin temelini oluşturdu.
Döviz yükümlülüklerinde artış eğilimi
Kamu sektörünün, yani Merkez Bankası ve merkezi yönetimin kısa vadeli döviz likiditesine etki eden döviz yükümlülükleri bir haftalık sürede artış gösterdi. Bu yükümlülükler geçen haftaya göre %0,7 oranında yükselerek 124,1 milyar ABD doları seviyesine çıktı.
Ayrıca, önceden belirlenmiş döviz yükümlülükleri de dikkate değer bir artış kaydetti. Söz konusu yükümlülükler %1,8 oranında yükselerek 61,7 milyar dolara ulaştı. Buna karşılık, şarta bağlı döviz yükümlülükleri %0,4 azalarak 62,4 milyar dolara geriledi.
Swap yükümlülükleri 19,7 milyar dolar
TCMB raporunda ayrıca, Merkez Bankasının toplam yabancı para swap işlemlerinden doğan döviz yükümlülüklerine de yer verildi. Buna göre, swap yükümlülükleri bu hafta itibarıyla 19,7 milyar ABD doları seviyesinde bulunuyor.
Swap işlemleri, TCMB bilançosu içerisinde önemli bir döviz kaynağı olarak izlenmeye devam ederken, haftalık veriler bu kalemde herhangi bir artış ya da azalış olmadığını gösterdi. Bu rakam mevcut koşullarda rezerv dengesinin oluşumunda belirleyici unsurlardan biri olmaya devam ediyor.






